2. Hafta Raporu

Furkan tarafından 19 Mart 2008 – 12:00 tarihinde yazılmış, 77 kez okunmuştur..

2. Hafta raporumuzu hazırlayıp, yayınlama vaktimizde geldi sanırım artık :)

WEB 1.0 ;

WEB 2.0 2004 yılında Tim O’Reilly tarafından kullanılmaya başlanan bir sözcüktür.Fakat ismindende anlaşıldığı gibi “2.0” kavramı giriyor işin içine yani bundan önceside varmış.
Evet, var. WEB 1.0, internetin birinci nesli olarak geçsede pekte aslında kendisi hakkında anlatacak bir şey yok.1994-1996 yılları arasında ortaya çıkan bir akımdır kendileri.10 yıla yakın bir geçmişi var WEB 1.0’ın.Kendi zamanındada aşırı bir popülaritesi vardı WEB 1.0’ın.

WEB 1.0 zamanında bilgi sadece bilene aitti.Yani ben bir şey biliyorsam, onu kendi sitemde yazarsam veya uygularsam, kullanıcı o şekilde erişebiliyordu bilgiye.
Bilgiye erişmek bu kadar zorken, sitelerimizi tasarlamak ve hazırlamakta bir o kadar zordu.O zamanlar ekran çözünürlükleri bu kadar büyük değildi ya da alternatifimiz yoktu.”800×600” veya en lüksü “1024×768” özelliklerinde ekran çözünürlükleri vardı.800 pixel genişliğindeki bir ekrana en fazla 770 pixel boyutunda bir site sığdırabiliyorduk.
Tablolardaki kurtarıcımız olan “spacer.gif” var birde istediğimiz boyutta boşluk bırakmamız için gerekli olan transparan bir resimdi sadece bu gerçi hala daha kullanılıyor bir çok site tasarımında, hatta ve hatta Photoshop ile yaptığınız bir siteyi “Save as for web” şeklinde kayıt ettiğinizde kaydettiğiniz .html uzantılı dosyada bile bulmanız mümkün.
Nitekim WEB 1.0 ile site yapımı ya da sitenizde bulundurduğunuz bilgileri, materyalleri bulmanız, yayınlamanız bir hayli zordu.
Taa ki WEB 2.0 gelene kadar :)

Türkiye’deki Yeri ;

Ülkemizde aslında son 1 kaç yıldır râbet görmesine rağmen, hala tam olarak WEB 2.0 mantığının oturduğunu söylemek veya WEB 2.0’ın tanımını yapabilecek insanlar diğer teknoloji ülkelerine göre bir hayli az.
Bu demek değil bu konuya ilgisi olan bu konuyla ilgilenen insanların olmaması.Hatta sadece bu teknolojiyi kullanmadan sitelerini yayınlamayan, hatta WEB 2.0 teknolojisini içinde barındıran siteleri satın alabilen firmalarda mevcut.Dmoz veya diğer adıyla ODP’de World/Türkiye kategorisi CatEditall editörü olan bir arkadaşımız var Selim ŞUMLU.PCNet ve LINUXnet dergileri editörü ve webmaster’ı.PCNet’teki bir yazısında “Türkiye’de bir Web 2.0 şirketi: Nokta İnternet Teknolojileri” adlı yazısında aslında.Türkiye’de Türk’lerin ürettiği WEB 2.0 ile ilgili ne kadarda çok proje varmış dememizi bile sağlayabiliyor.”izlesene.com, fotokritik.com, sinemalar.com ve blogcu.com” sanırım bu siteler içerisindeki en bilindikleri.

Ajax ;

Ajax, aslında bir çoğumuzun her gün ziyaret ettiği sitelerde gördüğümüz ama fark etmediğimiz bir kütüphane, uygulama bütünü, vs. vs.
Asenkron Javascript ve XML olarak açabiliriz kelimeyi.WEB sayfalarımızda XMLHttpRequest ve Javascript ile beraber kullanıldığında çeşitli etkileşimler sunan uygulamalar oluşturan tekniğe deniliyor (kaynak:wikipedia).
Ajax, kullanım yerine göre çeşitli işlevler içerisine sokulabiliyor.Örnek olarak, bir mailist hazırlıyorsunuz.Sitenize gelen kullanıcıların e-posta adreslerini yazacakları metin kutusuna e-posta adreslerini yazdıktan sonra gönder butonuna basınca, Tüm sayfayı yenileyip, hata veya onay mesajı gösterebilirsiniz.Mantıkende yaptığınız yanlış değil.Ama Ajax ile beraber bunu sayfayı yenilemeden yapmanız mümkün.Sadece o formun bulunduğu bölümü yenilerseniz.Hem sitenizin tamamında sürekli bir hareket olmayacak, ki bu ülkemizdeki bant genişliği probleminden ötürü, web sitemiz için hosting firmamızın bize sağlamış olduğu bant genişliğini boşa harcamamıza sebep oluyor.Hemde misafir kullanıcıların mailiste katılmalarını kolaylaştıracak ve sitede sürekli yineleme olmamasından dolayı daha az uğraştırıcı bir uygulama olmuş olacaktır.
Son örnek olarak e-ticaret ve ajax konulu projeye itafen; Her ürün eklemede Sepete Ekle linkine tıkladığımızda sayfa her seferinde yinelenirse, 10 tane ürün alacak bir müşteri için her ürün için 10 kez sayfayı yeniletmiş olacaksınız.Fakat ajax ile beraber Sepete Ekle linkine tıklanıldığında, ürünü sepete ekletirse aynı sayfa içerisinde, 10 ürün için sayfanızı yineletmeniz gerekmeyecektir.

WEB 3.0 ;

Ş u anki yaşamış olduğumuz internet nesilleri bir sonraki neslin alt yapısını hazırlıyor aslında.WEB 1.0, WEB 2.0’ın alt yapısını oluşturdu.Bazı terimleri, yargıları gösterdi, öğretti.WEB 3.0’da aynı mantıkla işliyor aslında.WEB 2.0 ile beraber internet kullanıcılarının kafalarında oluşan tanımlamalar, standartlar, anlamlar WEB 3.0’ı anlamamıza kolaylık sağlayacaktır.
Örnek olarak Semantik WEB kavramı, kelime anlamı olarak Yunanca Semantikos yani gerçek anlam kelimesinden geliyor.Semantik web ile oluşturulan teknolojiler açık standartlar sayesinde anlamı verinin içeriğinden ayırmasını sağlar.Ne demek istiyoruz burda ; Eğer bilgisayarımız bir dökümanın semantiğini anlayabilirse, artık o doküman içerisindeki karakterleri, içeriği değil, ne anlatılmak istenildiğini yani o içeriğin, dökümanın “anlamını” öğrenir.
Aslında bir nevi yapay zekâ teknolojisine doğru kayıyor.WEB’1.0 da bilgi sadece insandaydı.WEB 2.0’da bilgi bilgisayarlarda ve insanlardaydı.WEB 3.0’da sadece bilgisayarda olucak diyebiliriz sanırım.
Bildirgeç’teki bir örnekle sonlandırayım.Siz bir öğretmensiniz ve bir yere tayininiz söz konusu, ayrıca evlisiniz ve okumakta bir çocuğunuz var. Tayin meseleniz için yeni nesil bir WEB 3.0 sitesine bu bilgileri giriyorsunuz ve arama motoru bu verilere göre sorguya başlıyor ve size en yakın, çocuğunuza ve eşinize en uygun iş alanlarını sizin için birkaç saniyede sıralıyor.


Etiketler : , , ,
Kategori : Raporlar |

Yorum Yaz